Thursday 21st February 2019,
Ramazan İKİLİ

Bir Keban Yolunda… Ramo Yolda…

Bir Keban Yolunda… Ramo Yolda…

Ramo yolda başlığı altında gittiğim yerleri yazmaya karar verdim. Ve ilk yazımda da Keban’ı yazıyorum. Aslında Keban’a değil Harput Kalesine gidecektik. Sonra abimi ve arkadaşını ikna ettim Keban daha iyi diye ve Keban’a gitmeye karar verdik. Saat 13.00 gibi evden çıktık. 13.30’da araba kalkacaktı. Durağa vardığımızda adam bize yer ayırttınız mı dedi. Yer ayırtmak gerekiyormuş. Neyse 5 kişi yer ayırtmış ama geç kalmışlar saolsunlar. Amca dedim gel bırak biz bize yeteriz gidelim. Neyse geç kalan yolcuları bıraktık, onların yerine biz geçtik ve yola çıktık.

köprü40 dk yolculuktan sonra…

Bir tane köprüde indik.(sağda.tabi alttan fotoğrafı bu) Orada bir tane mağara varmış. Dolmuşçu amca soğuk hava üfleyen bir tane mağara var kesin gidin demişti. Bu indiğimiz köprüye 500 metre falan. Gittik mağaraya. Tabi saat oldu 14.30 falan. Sıcaktan pert olduk. Abi neyse öyle sıcak böyle sıcak derken mağarayı gördük. Açıkçası hayal kırıklığına uğradım ilk önce. Çünkü kapısında kilit vardı.

mağara 1 mağara 2

 Hani sıcak bir yaz havasında dolabı açarsınız da içeriden serin bir hava gelir ya, derin dondurucuyu açtığınızı düşünün. Lan böyle bir güzellik yok. Tabi içerideki malzemelerin kimin olduğu hakkında en ufak bir fikrim yok. Ama kapıda zincir olmasının nedeni göçük olmasından dolayıymış.

Hemen alt tarafında Fırat’ta yüzen bir evimsi şey gördük. Girişte muhtemelen torununa ağaç ev yapan bir amca karşıladı bizi. Aralarda balıklar vardı. Ayrıca onun üzerinde yürümek çok eğlenceliydi. Muhtemelen burada büyüyen balıklar, yandaki Fırat Alabalık Tesislerine transfer oluyorlar. Orası da güzel mekandı. Ama yerinizde olsam balık yemek için sabrederdim.

amca balık ev

Baraja girmek tehlikeli ve yasaktır!

Coğrafya gibi eğlenceli bir dersi öğrencileri kitaplara boğarak sıkıcı hale getirmek çok saçma bence. giriş santralKeban barajını ilk olarak LYS’ye hazırlanırken duymuştum. Ama bu kadar şekil göründüğünü tahmin etmiyordum açıkçası. Neyse bizi içeriye almadılar. Yani barajın hemen girişinde bir park varmış oraya gidebilirmişiz ama baraja hayatta gidemezmişiz. Sakin güvenlikçi amcanın söylediğine göre bir yıldır yasakmış. Kendi akrabalarını bile alamıyormuş. Tabiki yalan. İnsanların ilk söylediklerine asla inanmayın. Diğer agresif amcanın söylediğine göre ise niye zorluyormuşuz. Yasak demişler. Bu agresif amca hakkında güzel söylemlerde bulunabilirdim ama Cuma günü iletişim hukuku finalim vardı. O yüzden ölçülü davranıyorum.

Yaklaşık bir buçuk kilometre yürüdükten sonra…

Barajı karşıdan görebilmek için yürümemiz gerekti. Ama bence bir yeri gezerken yürümek daha iyi. Araba kiralayıpta gidebilrdik ama eğlenceli olmazdı. Yürürken abim abim facebook üzerinden canlı yayın açtı. Baktım yayına babam bağlanmış. Yeni bir fotoğraf makinesi istedim. Tamam alırım dedi. Baba gibi baba.

keban yakın keban

 Bu yürüdüğümüz yoldan devam ettik. Tahminimce 1 km falan yürümüşüzdür. Tabi yürürken yol kenarlarındaki dut ağaçlarından otlandık. Abi süper lan. Bir sürü tut ağacı vardı. Dut’u ağaçtan yemeyi bile özlemişim.

giriş

 Yolculuğumuzun son noktası. Sizlere yazımın başında yemek yemek için sabredin demiştim. Abi adamlar balığın her çeşidini yapıyorlar. Hemde süper yapıyorlar. Balık pideyi ilk defa bugün yedim.

yemek 1 yemek 2

Göründükleri kadar güzeller emin olun.

Çır çır şelalesi

Burası Keban barajı suyla dolduktan sonra, topraja uyguladığı basınç sonucu oluşan bir şelaleymiş. Adamlar ilk başta küçük bir yer açmış. Bakmışlar oluyor. Mekan bayağı büyümüş. Süper bir mekan. Ayrıca ulaşımı da kolay. Eğer Elazığ’a yolunuz düşerse kesin uğrayın derim. Ayrıca mekanda hediyelik eşya satan bir amca vardı. Himalaya tuzu taşı satıyordu, ışıklı gece lambası gibi. Horlamaya birebirmiş, öyle dedi. Birşeyler daha saydı ama aklımsa sadece horlama kaldı. Eğer aranızda sıkıntısı olan varsa bu konuda taşı bir araştırsın derim. Dekoratif olarakta çok şık.

çır çır 1 çır çır 2 çır çır

 

19.00’da yer ayırttığımız arabamız geldi. Yolculuğumuz burada sona erdi.

Son olarak…

Arkadaşlar başta belirttiğim gibi Ramo Yolda başlığı altında bu tarz yazılar yazacağım. Ben eleştirileri seven bir insanım. Eleştirileriniz beni daha iyi yapar. Tabi yapıcı eleştiriler. Yorumlarınız bekliyorum…

*ayrıca tüm fotoğraflar bana aittir.

 

 

Like this Article? Share it!

About The Author

Basit istekleri olan basit bir adamım.

2 Comments

  1. TUBALUBA 7 Haziran 2016 at 8:49 AM

    Yazını beğendim Ramo, normalde uzun yazılar beni sıkar ama yazı dilin konuşma diline çok yakın ve içten.Takipte kalacağım

    • ramazanikili 7 Haziran 2016 at 8:55 AM

      teşekkür ederim 🙂

Leave A Response